Bel Kalça Oranı Hesaplama (8 Sağlık Riski)
Bel kalça oranı (WHR – Waist-to-Hip Ratio), son yıllarda hem sağlık hem de estetik dünyasında popülaritesi artan bir ölçüm yöntemidir. Bu oran, bireylerin vücut yapısını değerlendirmek için yaygın olarak kullanılan önemli bir göstergedir. Sağlık açısından, kalp hastalıkları ve diğer sağlık sorunları ile ilişkilendirildiğinden, tıp profesyonelleri tarafından da sıklıkla kullanılır. Estetik açısından ise, kültürel ve evrimsel faktörlerin etkisiyle, genellikle ideal vücut oranı olarak kabul edilen değerlerle ilişkilendirilir. Bu makalede, bel kalça oranının ne olduğunu, nasıl hesaplandığını, hangi değerlerin ideal kabul edildiğini ve sağlık üzerindeki etkilerini ayrıntılı olarak inceleyeceğiz. Ayrıca bu oranın estetik dünyasındaki yerini de tartışacağız.
Sağlık Bilgisi İçeriği
Bel Kalça Oranı Hesaplama (WHR)
Bel kalça oranı, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin önemini vurgulayan tıbbi çalışmalarda sıkça dile getirilmiştir. Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, yüksek kalorili diyetler ve stres, obezite ve diğer sağlık sorunlarının artmasına yol açmaktadır. Bel çevresindeki yağlanma, özellikle viseral yağ olarak adlandırılan karın içi yağlar, çeşitli kronik hastalıkların gelişmesine neden olabilir. Bu bağlamda, bireylerin sağlık risklerini belirlemek ve olası önlemler almak için kullanabileceği basit ama etkili bir araçtır. Özellikle kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet ve bazı kanser türleri ile doğrudan ilişkili olan yüksek bel kalça oranı, risk grubundaki bireyler için hayati bir uyarı niteliği taşır.
Estetik açıdan bakıldığında, tarih boyunca birçok kültürde ideal vücut şekli ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle kadınlar için, ince bir bel ve dolgun kalçalar, doğurganlık ve sağlıkla ilişkilendirilerek cazip bir görünüm olarak kabul edilmiştir. Antik Yunan’dan günümüze kadar süregelen sanat eserlerinde, heykellerde ve resimlerde bu oranın vurgulandığını görmek mümkündür. Örneğin, Venüs heykellerinde kadın figürlerinin bel kalça oranı dikkat çekici bir şekilde tasvir edilmiştir. Bu nedenle, bel kalça oranı sadece sağlıkla değil, aynı zamanda estetik algılarla da yakından bağlantılıdır.
Bu makale, bel kalça oranının nasıl hesaplandığını ve sonuçların nasıl yorumlanması gerektiğini açıklamakla kalmayıp, bu oranın sağlık ve estetik üzerindeki etkilerini detaylandırarak okuyuculara kapsamlı bir anlayış sunmayı amaçlamaktadır. Bu oran, kişisel sağlık hedeflerine ulaşmak için motive edici bir unsur olabilirken, aynı zamanda bireylerin vücutları hakkında daha bilinçli kararlar almasını sağlayabilir. WHR, yalnızca sayısal bir veri olmanın ötesinde, yaşam tarzı değişikliklerini yönlendiren bir ölçüt olarak kabul edilebilir.
Bel Kalça Oranı Nedir Ve Bel Kalça Oranı Nasıl Ölçülür?
Bel kalça oranı, kişinin bel çevresinin kalça çevresine oranlanmasıyla elde edilen bir değerdir. Bu oran, vücudun yağ dağılımını ve olası sağlık risklerini anlamak için kullanılabilir.
Basit bir formül ile hesaplanır:
Bel Kalça Oranı = Bel Çevresi (cm) / Kalça Çevresi (cm)
Ölçüm işlemi sırasında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:
- Bel çevresi: Bel ölçümü, en dar bölgeden (genellikle göbek deliğinin hemen üstünde) yapılmalıdır.
- Kalça çevresi: Kalça ölçümü, kalçanın en geniş noktasından alınmalıdır.
Bu oran, vücut kitle indeksi (BMI) gibi diğer ölçüm araçlarına kıyasla daha spesifik bilgiler sunabilir. Özellikle karın bölgesinde biriken yağların sağlık üzerinde daha büyük bir risk taşıdığı düşünüldüğünde, bel kalça oranı, genel yağlanma oranından ziyade viseral yağlanmayı daha net bir şekilde ortaya koyar.
İdeal Bel Kalça Oranı Nedir?
İdeal bel kalça oranı cinsiyete göre değişiklik gösterir. Erkekler ve kadınlar arasında doğal olarak farklı yağ dağılımı olduğu için bu iki grup için farklı referans aralıkları kullanılmaktadır:
- Kadınlar için ideal bel kalça oranı: 0.7 civarıdır. Bu oran, genellikle ince bir bel ve geniş kalçalarla ilişkilendirilir.
- Erkekler için ideal bel kalça oranı: 0.9 civarıdır. Bu değer, daha dengeli bir vücut yapısını temsil eder.
Bu değerler estetik açıdan ideal kabul edilirken, sağlık açısından da önemli bilgiler sağlar. Yapılan araştırmalar, bu aralıkların altında veya üstünde olan bireylerin sağlık sorunları riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Yüksek Bel Kalça Oranının Sağlık Üzerindeki Etkileri (Bel-Kalça Oranı ve Sağlık Riskleri)
Bel kalça oranının sağlık üzerindeki etkileri oldukça kapsamlıdır ve vücut yağının dağılımına dayalı olarak çeşitli sağlık riskleriyle ilişkilendirilmiştir. Yüksek bir bel kalça oranı, karın bölgesinde fazla yağ birikimini ve bu yağların vücut üzerindeki olumsuz etkilerini işaret eder. Bu bölümde, bel kalça oranının sağlık üzerindeki etkilerini daha ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. Vücutta biriken yağın türü ve yeri, sağlık risklerini anlamak açısından büyük önem taşır. Özellikle karın bölgesindeki yağlar, iç organlar etrafında toplanarak viseral yağ adı verilen bir yağ türünü oluşturur. Bu yağlar, subkutan (deri altı) yağlara göre daha tehlikeli olup, çeşitli kronik hastalıklarla yakından ilişkilidir.
1. Bel Kalça Oranı ve Kalp Hastalıkları
Yüksek bel kalça oranı, kalp-damar hastalıkları (kardiyovasküler hastalıklar) açısından ciddi bir risk faktörüdür. Karın bölgesindeki viseral yağ, kan basıncını artırarak kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca bu yağlar, kötü kolesterol (LDL) seviyelerini yükseltirken, iyi kolesterol (HDL) seviyelerini düşürme eğilimindedir. Bunun sonucunda, arterlerde plak birikimi (ateroskleroz) oluşabilir ve bu da kalp krizi, felç gibi ciddi durumlara yol açabilir.
Kalp hastalıkları açısından bel kalça oranı, vücut kitle indeksine (BMI) kıyasla daha iyi bir sağlık göstergesidir. BMI yalnızca kilo ve boy oranına dayandığından, yağ dağılımını tam olarak yansıtamaz. Ancak WHR, yağın vücutta nasıl dağıldığını gösterdiği için, özellikle viseral yağ birikimini belirlemek açısından daha etkilidir.
- Araştırma: “The Lancet” dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, bel kalça oranı yüksek olan bireyler, düşük oranlılara kıyasla kalp krizi riskinde %30 daha yüksek bir riskle karşı karşıyadır. Bu nedenle, viseral yağlanma kalp hastalıkları için önemli bir risk faktörü olarak kabul edilir.
2. Bel Kalça Oranı ve Diyabet Riski
Yüksek bel kalça oranının diğer önemli bir sağlık etkisi, insülin direnci ve tip 2 diyabet gelişimine zemin hazırlamasıdır. Karın bölgesindeki yağ dokuları, insülin hormonunun etkili bir şekilde çalışmasını engelleyerek vücudun glikozu işlemesini zorlaştırabilir. İnsülin direnci olarak bilinen bu durum, zamanla kan şekeri seviyelerinin yükselmesine ve tip 2 diyabetin gelişmesine yol açar.
Vücutta artan viseral yağ, yağ dokularında iltihaplanmaya ve metabolik bozukluklara neden olabilir. Bu da, insülinin glikozu hücrelere taşımadaki etkinliğini azaltarak kan şekerinin yükselmesine ve diyabet riskinin artmasına neden olur. Tip 2 diyabet, kontrol altına alınmadığı takdirde böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı ve kalp hastalıkları gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
- Araştırma: “Diabetes Care” dergisinde yayımlanan bir çalışma, bel kalça oranı yüksek olan bireylerde tip 2 diyabet riskinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. Karın bölgesindeki yağlanma, pankreasın insülin üretme ve kullanma kapasitesini olumsuz etkileyerek bu riski yükseltir.
3. Metabolik Sendrom
Bel kalça oranı ile yakından ilişkili olan bir diğer sağlık sorunu da metabolik sendromdur. Metabolik sendrom, birden fazla sağlık sorununun bir arada bulunduğu bir durumdur ve genellikle aşağıdaki özelliklerle tanımlanır:
- Yüksek tansiyon
- Yüksek kan şekeri seviyeleri
- Düşük HDL (iyi) kolesterol seviyeleri
- Yüksek trigliserid seviyeleri
- Karın çevresinde aşırı yağlanma (yüksek bel kalça oranı)
Metabolik sendrom, kalp hastalıkları, inme ve tip 2 diyabet riskini artıran ciddi bir durumdur. Yüksek bel kalça oranına sahip bireyler, bu sendromun gelişimi açısından yüksek risk altındadır. Metabolik sendrom genellikle sağlıksız yaşam tarzı alışkanlıkları, fiziksel aktivite eksikliği ve kötü beslenme ile ilişkilidir.
- Araştırma: “Circulation” dergisinde yayımlanan araştırmalar, WHR yüksek bireylerin metabolik sendrom gelişme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Özellikle karın bölgesinde yağ birikiminin, bu sendromun en belirgin özelliklerinden biri olduğu vurgulanmaktadır.
4. Bazı Kanser Türleri
Yüksek bel kalça oranı, bazı kanser türleri için artan bir riskle ilişkilendirilmiştir. Karın bölgesindeki yağlanma, hormonal dengesizliklere yol açarak kanser hücrelerinin büyümesini tetikleyebilir. Özellikle şu kanser türleri, yüksek WHR ile ilişkilendirilmiştir:
- Kolon Kanseri: Karın bölgesinde fazla yağlanma, bağırsaklardaki iltihaplanmayı artırabilir ve bu durum kolon kanseri riskini yükseltebilir.
- Meme Kanseri: Menopoz sonrası kadınlarda, karın bölgesinde fazla yağlanma ve hormonal dengesizlikler meme kanseri riskini artırabilir.
- Rahim Kanseri: Visseral yağların salgıladığı bazı hormonlar, rahim kanseri gelişimini tetikleyebilir.
- Araştırma: “Cancer Epidemiology” dergisinde yapılan bir çalışmaya göre, WHR yüksek bireylerin kolon kanseri ve meme kanseri risklerinin, düşük bel kalça oranına sahip bireylere kıyasla %50’ye kadar daha fazla olduğu bulunmuştur.
5. Hormonal Dengesizlikler ve Reprodüktif Sağlık
Karın bölgesindeki yağlanma, hormon seviyelerinde dengesizliklere neden olabilir. Bu durum özellikle kadınlar için doğurganlık sorunlarına yol açabilir. Viseral yağlar, östrojen ve diğer hormonların dengesini bozarak adet düzensizliklerine ve polikistik over sendromu (PCOS) gibi reprodüktif sağlık sorunlarına neden olabilir. Erkeklerde ise testosteron seviyelerinin düşmesine ve sperm kalitesinin azalmasına yol açabilir.
Hormonal dengesizlikler aynı zamanda kilo verme sürecini zorlaştırabilir, çünkü metabolizmayı düzenleyen hormonlar doğru çalışmadığında vücut yağ yakma kapasitesini azaltır. Bu da bel çevresinde yağ birikimini artırarak kısır bir döngü yaratabilir.
- Araştırma: “Endocrine Reviews” dergisinde yayımlanan bir makale, karın bölgesindeki yağlanmanın hormonal dengeleri ciddi şekilde bozarak reprodüktif sağlık sorunlarına yol açabileceğini ortaya koymaktadır. Özellikle kadınlarda yüksek WHR, PCOS riskini artırmaktadır.
6. Karaciğer Yağlanması
Yüksek bel kalça oranı, alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) ile de bağlantılıdır. Bu hastalık, karaciğerde aşırı yağ birikmesi sonucu oluşur ve zamanla karaciğerin işlevini yerine getirmesini zorlaştırabilir. Karaciğer yağlanması, siroz, karaciğer kanseri ve karaciğer yetmezliği gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Viseral yağların karaciğerde yağ depolanmasını tetiklediği bilinmektedir.
- Araştırma: “Hepatology” dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, WHR yüksek bireylerin karaciğer yağlanması riskinin önemli ölçüde arttığı bulunmuştur. Özellikle aşırı kilolu bireylerde, viseral yağ birikimi bu riski daha da yükseltmektedir.
7. Solunum Problemleri
Yüksek bel kalça oranı, solunum problemlerine de yol açabilir. Karın bölgesinde biriken yağlar, diyaframın hareketini kısıtlayarak akciğer kapasitesini azaltabilir. Bu durum, özellikle uyku apnesi ve astım gibi solunum rahatsızlıklarını tetikleyebilir. Uyku apnesi, karın yağlanması nedeniyle hava yollarının daralmasıyla ilişkilidir ve yüksek bel kalça oranına sahip bireylerde daha yaygın olarak görülmektedir.
- Araştırma: “Chest” dergisinde yayımlanan araştırmalar, yüksek bel kalça oranının solunum problemleriyle yakından ilişkili olduğunu ve uyku apnesi riskini artırdığını göstermektedir. Karın bölgesindeki yağ birikimi, akciğerlerin genişlemesini engelleyerek solunum sorunlarına yol açabilir.
8. Eklem ve Kas Sağlığı
Yüksek bel kalça oranı, eklemler üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilir. Karın bölgesindeki aşırı yağlanma, vücut ağırlığını artırarak dizler, kalçalar ve bel gibi eklemler üzerinde aşırı baskı yaratır. Bu durum, özellikle osteoartrit gibi eklem sorunlarına yol açabilir. Ayrıca, karın bölgesindeki yağların kas fonksiyonları üzerinde olumsuz etkileri de olabilir. Yağ birikimi, kasların verimli çalışmasını engelleyerek hareket kabiliyetini kısıtlayabilir.
- Araştırma: “Arthritis & Rheumatology” dergisinde yayımlanan bir çalışma, yüksek bel kalça oranına sahip bireylerin osteoartrit geliştirme riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Aşırı yağlanma, eklemler üzerinde artan baskı ve inflamasyona neden olabilir.
Estetik Açıdan Bel Kalça Oranı
Estetik dünyasında, WHR genellikle cazibe ve doğurganlıkla ilişkilendirilmiştir. Evrimsel psikolojiye göre, kadınların bel kalça oranı, potansiyel eşler tarafından sağlık ve doğurganlık göstergesi olarak algılanır. Kültürel ve tarihsel bağlamlarda da bu oran, ideal vücut şekli ile ilişkilendirilmiştir.
1. Kadınlarda Bel Kalça Oranı ve Estetik
Kadınlar için 0.7 civarında bir bel kalça oranı, genellikle ideal kabul edilir. Bu oran, geniş kalçalar ve ince bir beli ifade eder. Geçmişten günümüze sanat eserlerinde bu oran, estetik açıdan cazip bulunmuştur. Antik Yunan heykellerinden Rönesans dönemi resimlerine kadar bu oranın idealize edildiğini görmek mümkündür.
2. Erkeklerde Bel Kalça Oranı ve Estetik
Erkekler için ideal bel kalça oranı 0.9 civarıdır. Daha dengeli ve simetrik bir vücut yapısı, erkekler için estetik açıdan tercih edilen bir özellik olarak kabul edilir. Ayrıca, düşük bir WHR, erkeklerde güç ve dayanıklılık göstergesi olarak algılanabilir.
Bel Kalça Oranını İyileştirme Yolları
Bel kalça oranı, vücudun genel sağlığı ve estetik görünümü açısından önemli bir ölçüttür. Bu oranı iyileştirmek hem sağlık hem de estetik kaygılarla hedeflenebilir. İşte bel kalça oranını iyileştirmek için etkili yöntemler:
1. Düzenli Egzersiz Programları
Bel kalça oranını iyileştirmenin en etkili yollarından biri düzenli egzersiz yapmaktır. Egzersiz hem bel çevresindeki yağları azaltabilir hem de kalça kaslarını güçlendirebilir.
- Kardiyo Egzersizleri: Yürüyüş, koşu, bisiklet ve yüzme gibi kardiyo aktiviteleri, genel yağ yakımını hızlandırarak bel çevresindeki yağların azalmasına yardımcı olur.
- Direnç Egzersizleri: Squat, lunge, deadlift gibi hareketler kalça kaslarını güçlendirerek daha dolgun bir görünüm elde etmenizi sağlar.
- Core (Merkez) Egzersizleri: Plank, side plank, mountain climber gibi egzersizler karın kaslarını hedef alarak bel bölgesinin sıkılaşmasına yardımcı olur.
2. Sağlıklı Beslenme Alışkanlıkları
Beslenme, vücut kompozisyonunu ve bel kalça oranını doğrudan etkiler.
- Şeker ve İşlenmiş Gıdalardan Kaçınma: Bu tür gıdalar bel çevresinde yağ birikimine yol açabilir. Rafine şeker yerine doğal şeker kaynaklarını tercih edin.
- Protein Tüketimini Artırma: Protein, kas gelişimini destekler ve tokluk hissini artırır. Özellikle yağsız et, balık, yumurta, baklagiller gibi kaynakları tercih edin.
- Lifli Gıdalar: Lif bakımından zengin gıdalar, sindirimi düzenler ve karın bölgesindeki şişkinliği azaltır. Tam tahıllar, sebzeler ve meyveler bu konuda yardımcı olabilir.
- Doğru Yağları Tercih Etme: Avokado, zeytinyağı, ceviz gibi sağlıklı yağ kaynakları hem enerji verir hem de metabolizmayı destekler.
3. Hormonal Dengeyi Sağlama
Hormonal dengesizlikler bel kalça oranını olumsuz etkileyebilir. Örneğin, yüksek kortizol seviyeleri karın bölgesinde yağ birikimine neden olabilir.
- Stres Yönetimi: Yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri gibi tekniklerle stres seviyelerini azaltabilirsiniz.
- Uyku Düzeni: Yetersiz uyku, hormonal dengenizi bozabilir. Her gece 7-9 saat uyumaya özen gösterin.
4. Postür Düzeltme ve Duruş Çalışmaları
Kötü postür, bel kalça oranınızı olduğundan daha kötü gösterebilir.
- Pilates ve Yoga: Bu aktiviteler, postürü düzeltir ve karın ile kalça kaslarını güçlendirir.
- Duruş Farkındalığı: Gün boyunca dik durmaya ve omuzları geri çekmeye özen gösterin.
5. Estetik ve Medikal Yöntemler
Bazı durumlarda, yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmayabilir. Bu durumda, estetik müdahaleler bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
- Liposuction: Bel çevresindeki fazla yağları azaltmak için kullanılabilir.
- Brezilya Popo Kaldırma (BBL): Kalça bölgesine daha dolgun bir görünüm kazandırmak için yağ transferi veya dolgu yöntemleri kullanılabilir.
- Karın Germe Ameliyatı: Karın bölgesindeki fazla deri ve yağları almak için tercih edilir.
6. Su Tüketimi ve Detoksifikasyon
Yeterli miktarda su tüketimi ve toksinlerin vücuttan atılması, bel bölgesindeki şişkinliği azaltabilir.
- Günlük Su İhtiyacı: Günde en az 2-3 litre su tüketmeye özen gösterin.
- Doğal Detoks İçecekleri: Limonlu su, zencefilli çay veya yeşil çay gibi içecekler vücudu temizlemeye yardımcı olabilir.
7. Sabır ve Devamlılık
Bel kalça oranını iyileştirmek zaman alabilir. Sabırlı olmak ve düzenli bir şekilde planınıza bağlı kalmak önemlidir. Hedeflerinizi belirleyip ilerlemenizi küçük adımlarla takip etmek, motivasyonunuzu artırabilir.
Bu yöntemleri düzenli ve disiplinli bir şekilde uygulayarak, sağlıklı bir bel kalça oranına ulaşabilir ve hem estetik hem de sağlık açısından kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Unutmayın, her bireyin vücut yapısı farklıdır; dolayısıyla kendi ihtiyaçlarınıza göre bir plan oluşturmak önemlidir.
Sonuç
WHR, hem sağlık hem de estetik açısından önemli bir göstergedir. Yüksek bel kalça oranı, kalp hastalıkları, diyabet ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilirken, estetik açıdan da kültürel ve evrimsel faktörler doğrultusunda cazibe ile ilişkilendirilmiştir. Ancak, bu oran sabit bir veri olmayıp, yaşam tarzı değişiklikleriyle iyileştirilebilecek bir göstergedir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, stres yönetimi ve yeterli uyku gibi stratejilerle, ideal bel kalça oranına ulaşmak mümkündür. Bu makalede, bel kalça oranının nasıl hesaplandığını, ideal değerlerin ne olduğunu ve bu oranın sağlık ve estetik üzerindeki etkilerini ayrıntılı olarak inceledik. Her bireyin bu oranı dikkate alarak sağlık hedeflerini belirlemesi, uzun vadede daha sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmesine katkı sağlayabilir.
Referanslar:
- Bel Kalça Oranı Hesaplama
- World Health Organization. “Waist-to-Hip Ratio as a Measure of Obesity and Health Risks.” WHO, 2021.
- Ross, R., Neeland, I. J., & Yamashita, S. “Abdominal Obesity, Waist Circumference and BMI: Impact on Cardiometabolic Risk.” Journal of Clinical Lipidology, 2020.
- Singh, D., “Adaptive Significance of Female Physical Attractiveness: Role of Waist-to-Hip Ratio.” Journal of Personality and Social Psychology, 1993.
- Després, J. P., “Abdominal Obesity: The Most Prevalent Cause of the Metabolic Syndrome and Related Diseases.” Journal of the American College of Cardiology, 2020.
- Fox, C. S., “Waist Circumference, Waist-to-Hip Ratio, and Cardiovascular Risk Factors: The Framingham Heart Study.” Circulation, 2018.
- Yusuf, S., “Waist-to-Hip Ratio and Cardiovascular Risk Across Different Populations.” Lancet, 2019.
- McCarthy, H. D., “Waist Circumference Percentiles for the UK in Comparison to European Values.” International Journal of Obesity, 2017.
- Romero-Corral, A., “Accuracy of Body Mass Index to Diagnose Obesity in the US Adult Population.” International Journal of Obesity, 2020.
- Janssen, I., Katzmarzyk, P. T., & Ross, R. “Body Mass Index, Waist Circumference, and Health Risk.” Archives of Internal Medicine, 2021.
- Huxley, R., Mendis, S., & Zheleznyak, E. “Body Mass Index, Waist Circumference and Waist-Hip Ratio in Different Populations.” Obesity Reviews, 2022.
- He, Y., “Waist-to-Hip Ratio, Obesity, and Hypertension Risk: A Meta-Analysis.” Public Health Nutrition, 2020.
- Nicklas, B. J., “Waist-Hip Ratio and Aging: Cardiovascular and Metabolic Implications.” Journals of Gerontology Series A: Biological Sciences and Medical Sciences, 2019.
- Ogden, C. L., “Waist-to-Hip Ratio Trends in the United States: 1960-2020.” National Health Statistics Reports, 2022.
- Freedman, D. S., “Waist Circumference and Cardiovascular Disease Mortality in Adults.” The American Journal of Clinical Nutrition, 2019.
- Han, T. S., “Waist-to-Hip Ratio in Estimating Cardiovascular Risk.” Obesity Research, 2018.
- https://scholar.google.com/
- https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/
- https://www.researchgate.net/
- https://www.mayoclinic.org/
- https://www.nhs.uk/
- https://www.webmd.com/