Şişmanlık Tedavisinde Temel Prensipler

Op. Dr. Ali Gürtuna - Çocuk Cerrahisi Uzmanı - Pediatric Surgeon

Şişmanlık, vücutta olması gerekenden fazla yağ dokusu birikmesi halidir. Fazla kilolu olmaktan farklı bir kavramdır ve bugün için estetik bir sorun olmaktan çok bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Örneğin sporcu bir kişinin kas ve kemik kitleleri daha fazla olduğu için ideal kilosundan fazla ağırlıkta olsa bile şişman sayılmaması gerekir. Çünkü yağ dokusu fazla değildir. Tam tersine boyuna göre ideal kiloya sahip olan bir kişide kas ve kemik dokusu az vücut yağ kitlesi fazla ise bu kişinin kilosu fazla değil ama yine de şişman sayılabilmektedir.

Şişmanlık tanımlamasında kullanılan bazı ölçüm yöntemleri mevcuttur. Bunlardan biri İdeal Kilo dur. Kabaca kişinin boyundan 100 çıkarmakla o kişinin ideal kilosunu hesaplamak mümkündür. Örneğin 170 cm boyundaki bir kişinin kilosunun 70 olması gerekmektedir.

Şişmanlık sınırlarını saptamakta kullanılan bir formül de Vücut Kitle İndeksi (VKİ) dir. Ağırlığın metre cinsinden boyun karesine oranı ile hesaplanır. Örneğin yine 170 cm boyunda ve 70 kg ağırlığındaki bir hastanın VKİ = 70/1.72 = 24.2 dir. VKİ 19-25 arasında olan kişiler normal kilolu kişilerdir. 25-30 arası balık eti veya toplu, 30-40 arası şişman ve 40ın üzeri ise bazı hastalıkların ortaya çıkmasına elverişli şişmalık durumu olarak ifade edilir.

Bel çevresinin erkekte 102 cm, kadında 88 cmyi geçmesi, ya da bel çevresinin kalça çevresine oranının erkekte 0.9, kadında ise 0.8den fazla olması yine şişmanlık olarak değerlendirilmektedir. Bu son iki ölçüm aynı zamanda fazla olduğunu anladığımız yağ dokusunun vücudun neresine biriktiğini de anlamamıza yarar.

Eğer yağ dokusu karında ve dolayısı ile iç organların çevresinde birikmişse bu durumda o şişman kişide kilo fazlalığına bağlı olarak ortaya çıkma ihtimali olan bazı ek hastalıkların görülme oranı çok daha fazla artar. Örneğin bu kişilerde tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, kalp ve beyin damarlarında tıkanma ve buna bağlı olarak kalp krizi ve felç geçirme ihtimali, şişman olmayan veya şişman olup da yağ dokusu karın dışındaki bölgelerde (örneğin bacak, kol gibi) biriken kişilere göre çok daha fazladır.

Şişmanlık gerçekten bir sorun mudur?
Dünya Sağlık Örgütünün 1997 yılı verilerine göre dünya nüfusunun % 25inin VKİi 30dan fazla, yani şişmandır. % 25i ise balık eti veya topludur. % 25lik kısmı şu anda şişman değil ancak genetik olarak şişmanlığa yatkın durumdadır.

Sadece % 25i ne şu anda ne de gelecekte şişman olmayacak grubu oluşturur. Görüldüğü gibi dünya nüfusunun % 75i bu sorunla ya baş başadır ya da hastalık için adaydır. Son on yıl içinde dünya üzerindeki hemen bütün ülkelerde şişmanlıkta belirgin bir artış olmuştur. ? Vücut Kitle İndeksi Nasıl Değerlendirilir?

VKİ DEĞERİ DURUM (Vücut Kitle İndeksi)
18.5 kg/m2 nin altında ise Zayıf
18.5-24.9 kg/m2 arasında ise Normal Kilolu
25-29.9 kg/m2 arasında ise hafif şişman (Fazla Kilolu)
30-34.9 kg/m2 arasında ise orta derecede şişman (I. Derece)
35-39.9 kg/m2 arasında ise ağır derecede şişman (II. Derece)
40 kg/m2 üzerinde ise çok ağır derecede şişman (III. Derece)

Şişmanlık ne gibi hastalıklara neden olmaktadır?
Şişmanlık, önlem alınmaması ve uzun süre devam etmesi halinde vücutta birçok sistemi olumsuz etkilemektedir. En çok etkilenen sistemler kalp-damar, hormon, solunum, sindirim, genital ve idrar, kas-iskelet, deri ve psikolojik sistemlerdir. Görüldüğü gibi etkilemediği yer yok gibidir.

Kalp-damar sisteminde damar sertliği, kalp damar hastalıkları ve kalp krizi, kalp yetmezliği, tansiyon yüksekliği, beyin kanamaları ve felç gelişmesine yardımcı olmaktadır. Yine şişman kişilerin kan kolesterol ve trigliserid denilen yağlarının genellikle yüksek olduğu görülür. Bu da damar sertliğini arttırıcı bir etkiye sahiptir.

Ailesinde şeker hastalığı olanlarda şişmanlık olması, o kişide de ve daha erkenden şeker hastalığı ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Ailede şeker hastalığı olmayanlarda ise yine gizli ya da açık şeker hastalığı ortaya çıkabilmektedir.

Şişman kız çocuklarında erken ergenlik ortaya çıkabilir. Erişkin kadınlarda ise şişmanlık tüylenme, adet düzeninde bozulma oluşabilir. Erişkin erkeklerde de cinsel istekte azalma, iktidarsızlık ve kısırlığa kadar giden bozukluklar yapar.

Şişman gebelerin bebekleri büyük olabilir. Bebekler gerek anne karnında gerekse doğduktan sonra başka sorunlarla da karşılaşabilirler. Sindirim sisteminde yemek borusunun alt ucunda gevşeme ve mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması sonucunda yemek borusu alt ucunda ülserler gelişebilir. Ayrıca şişmanlığın uzun sürmesi halinde mide fıtığı gelişebilir. Şişman kişilerde safra kesesi taşları daha çok görülür. Karaciğerde yağlanma da şişmanlığın bir sonucu olarak ortaya çıkabilir.

Kanser ile şişmanlık arasındaki ilişki hep konuşulmuştur. Kadınlarda rahim ve meme kanseri, erkeklerde ise prostat kanseri, şişman olmayanlara göre daha fazla görülmektedir. Ayrıca prostat büyümesi de şişman erkeklerde daha sıktır.

Solunum sisteminde kapasite azalması ve vücuttan kirli havayı (karbondioksit) atamamak gibi bir sorun yaşanmaktadır. Gerek bu nedenle ve gerekse de kilo almaya bağlı olarak dilde ve diğer boyun dokularında büyüme ve uykuda sırtüstü yatarken dilin arkaya doğru giderek nefes borusunu tıkamasına bağlı olarak kişide gece iyi uyuyamama, gece yerine gündüz uyuklamaları, yaptığı işe konsantre olamama gibi yakınmalar ortaya çıkar. Hem göğüs çevresindeki yağ dokusunun hem de karındaki yağ dokusunun göğüs kafesine doğru baskı yapması ile akciğer yeterince genişleyemez ve yetersiz havalanma ve akciğer sahalarında kolay enfeksiyon gelişmesi olur.

Özellikle karın derisinde gerilmeye bağlı çatlakların yanısıra sivilce ve kolayca gelişebilen iltihabi cilt hastalıkları görülebilir. Kemik ve eklemlerde kireçlenme, eklem iltihapları, topuk dikeni, bel fıtığı ve gut hastalığı, kilo arttıkça ortaya çıkma ihtimali artan durumlardır. Şişman kişilerde psikososyal değişiklikler olabilmekte, sosyal yaşamdan izole olmak isteyebilmektedirler. Aşağılık duygusu, alkol alışkanlığında artma, fiziksel aktivitede azalma ve işsizlikte artma görülebilmektedir.

Davranış değişiklikleri:
Kilo almada önemli rol oynayan ve zayıflarken de yapılması ya da yapılmaması önem kazanan bazı davranışlardan bahsetmek gerekecektir. Bu davranışların kontrol altına alınmasını sağlayacak gruplar halindeki tedavi yöntemlerinin yanısıra, kişinin kendi kendine dikkat edeceği bazı konular da mevcuttur.

Özellikle yemek yemeyi uyaracak uyaranlardan uzak durmak (gıda satan dükkanların vitrinlerini seyretmemek gibi), alınacak gıda miktarının kontrolünü kaybetmemize yol açacak ortamlarda yemek yememek (televizyon karşısında yemek yememek gibi), daha küçük porsiyonlar alıp gerekirse tekrar almak, küçük tabak kullanmak bunlardan bazılarıdır. Kişinin bu çabalarına aile bireylerinin, arkadaş ve iş çevresinin de destek vermesi, hastanın işini kolaylaştıracak önemli bir faktördür.

Şişmanlıkta ilaç tedavisi kimlere ve nasıl uygulanır?
Bugüne kadar pek çok ilaç, şişmanlığın tedavisinde kullanılmıştır. Ancak şişmanlık uzun süreli, tedavi edilmezse ömür boyu sürecek bir hastalık olduğuna göre, tıpkı yüksek tansiyon veya şeker hastalığı gibi şişmanlığın da tedavisinin ömür boyu sürmesi gerekebilir.

O zaman ilaç kullanılması halinde kullanılacak ilacın da ideal olarak yan etkilerinin az olması ya da hiç olmaması, çok etkili olması, ucuz olması gerekmektedir. Şişmanlık tedavisinde henüz böyle bir ilaç bulunmamıştır. Durum böyle olunca ilaç tedavisi ancak gerçekten gereken kişilere ve belirli sürelerle uygulanmalıdır.

Kilo verilmemesi halinde ortaya çıkacak olan problemlerin kullanılacak ilacın yan etkilerinden daha önemli olduğu kişilerde ilaç kullanımı diğer tedavi şekillerine eklenmelidir. Önemli olan bir diğer konu da ilacın mutlaka diyet ve egzersize ilaveten yardımcı bir tedavi yöntemi olduğunu bilmektir.

Diyet ve egzersiz yapmadan ilaç kullanmanın kilo vermeye bir yararının olmadığı bilinmektedir. Bu nedenle ilaç kullanımı ancak diyet ve egzersizi uygulamış ve kilo vermesi durmuş olanlarda tekrar kilo vermek için kullanılabilir. Ayrıca kısa sürede çok fazla kilo vermesi gereken çok şişman kişilerde (VKİi 40’ın üzerinde olan), şişmanlığının yanısıra bazı ek hastalıkları olan (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve geçirilmiş kalp hastalığı, akciğer hastalığı gibi) kişilerde de ilaç tedavisi diğer yöntemlere ek olarak hemen kullanılmaya başlanabilir.

Bir kişinin VKİi 30un üzerinde ise ya da VKİi 27nin üzerindeyse ancak şişmanlığın beraberinde fazla kilodan olumsuz etkilenecek ek bir veya birkaç hastalık ta bulunuyorsa ancak o zaman şişmanlık için ilaç kullanılır. Halen ülkemizde bu amaçla kullanılan iki grup ilaç vardır.

Bunlardan ilki gıdalarla alınan yağın % 30 unun emilmeden barsaktan atılmasını sağlayan orlistat maddesi içeren ilaçtır. Yemeklerden 30-45 dakika önce alınır. Özellikle yemek içeriğinde fazla yağ olursa hafiften çok şiddetliye kadar yağlı ishal yapabilir. Gıdadaki yağ azaltılabilirse bu yakınma da azalabilir.

Yağ emilimini engellediği için uzun süreli kullanımda yağda eriyerek vücuda alınan A,D,E,K gibi bazı vitaminlerin eksikliğine yol açabilir. Sonuçta da buna bağlı belirtiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle beraberinde belli dozlarda vitamin takviyesi gerekebilir.

İkinci grup ilaç ise beyin ve sinirler yoluyla etki eden ve daha çok iştah kesen, yağlı gıda ihtiyacını azaltan, yemek aralarındaki atıştırmaları engelleyen ve metabolizmayı hızlandırıp enerji harcanmasını arttıran sibutramindir. Bu ilacın da bazen kan basıncını arttırıcı, kalp hızını arttırıcı ve depresyon gibi bazı psikolojik bozukluklar türünde yan etkileri olabilmektedir. Günde bir kez kullanılır.

Şişmanlıkta cerrahi tedavinin yeri nedir?
Yaşı 16-65 arasında olan, VKİi 40ın üzerinde olan veya 35in üzerinde olup ek hastalığı bulunan, operasyonu kabul eden, operasyon riski kabul edilebilir derecede olan, alkolik olmayan ve yapılacak operasyona uyum gösterebilecek yapıda olanlara diğer yöntemlerel kilo verdirilemediyse operasyon tedavisi düşünülebilir.

Bu amaca yönelik olarak midenin bir kısmını dikerek devre dışı bırakmak, mide girişine halka takarak mideye gıda girişini zorlaştırmak ve miktarı azaltmak, mideden ince barsağa bağlantı yaparak gıdaların emilmedem barsağa atılmasını sağlamak gibi yöntemler ihtiyaç duyulan hastalara uygulanabilmektedir. Bu işlemlerin uygulanacağı hastaların seçimi özel bir titizlik gerektirmektedir. Ayrıca cilt altı yağ dokusunun değişik yöntemlerle alınması şeklinde bir cerrahi tedavi de uygulanmaktadır.

Sosyal Medyada Paylas
WhatsApp   Facebook   Twitter   Tumblr
LinkedIn   Flipboard   Pinterest   Reddit