Şişmanlık & Neden Kilo Alıyoruz?

Op. Dr. Ali Gürtuna - Çocuk Cerrahisi Uzmanı - Pediatric Surgeon

Şişmanlık hastalık mıdır?
Kalori hesabına dayalı, dolayısıyla kısıtlayıcı olan geleneksel rejim anlayışı, sizi, eğer kalıtımsal faktörler etken değilse sadece çok yemek yediğiniz için şişmanladığınıza inandıracaksınız. Oysa siz, bunun doğru olmadığını biliyorsunuz. Çünkü zayıflamak uğruna yedikleri yemek miktarlarını azaltmayı deneyenlerin çoğu, fazla kilolarını kalıcı olarak atmayı başaramadıkları gibi, birçokları birkaç ay sonra kendilerini başlangıçtan daha kilolu bulmuşlardır.

Vücuttaki yağ depolarının sorumlusu fazla enerji içeren yiyecekler değil, tüketilen yiyeceklerin yapısı yani besinsel özellikleridir. Neden Kilo Alıyoruz un açıklaması, kan şekerinin önemi ve bunun sonucu vücutta yağ depolanmasının kolaylaşması üzerinde yapılandırılmıştır.

Glukoz organizmanın yakıtıdır. Çalışmaları için glukoza ihtiyaç duyan bütün organlar (beyin, kalp, böbrekler, kaslar…) için geçici glukoz deposu kandır. Bu depo da, teorik olarak 1 litre kanda 1 gram glukoz bulunduğunu biliyoruz. Gerçekte organizma, ihtiyaç duyduğu glukozu temin etmek ve deposundaki 1 litre kanda 1 gram oranını korumak için iki yöntem uygular.

İlk yöntem glukoz üretmektir. Organizma yağ dokusunda depolanan yedek yağlardan her an glukoz üretebiliyor. Aşırı ihtiyaç halinde ise, organizma, yağsız bölgelerden yani kaslardaki proteinlerden de glukoz üretir.

Glukoz temini için ikinci yöntem, glusid kategorisindeki yiyecekleri, yani bütün şeker, meyve ve diğer nişastalı sebzeleri tüketmektedir. Organizma karbonhidrat tükettiğinde, bu glusid (meyve şekeri-fruktoz dışında) sindirim esnasında glukoza dönüşür. Bu dönüşüme metabolize edilmek denir.

Organizmada glikojen olarak depolanmadan önce kanda, bir süre dolaşır. Bir başka deyişle, bir glusid tüketildiğinde ortaya çıkan glukoz aniden kan şekerini yükseltecektir. Meyve, şekerleme ya da nişastalı besinler yedikten sonra, kan şekeri birdenbire normal seviyesinin üzerine çıkar (normal seviye 1 litre kanda 1 gr dır). Örneğin, bir meyve yediğimizde kan şekeri 1 gr dan 1.2 grama, patates yediğimizde de 1.7 grama çıkıyor.

Vücuda glusid girişi ile oluşan kan şekeri artışına yüksek kan şekeri denir. (Hiperglisemi)

1 litre kanda 1 gram glukoz oranı aşıldığında, kan şekerimiz yükselir. Tam tersi, kan şekeri çok düştüğünde ise (0.50 g/l ye) kan şekerimiz düşük demektir. Glusid tüketimi ile ortaya çıkan yüksek kan şekeri, tamamen kan şekeri endeksine bağlı bir olaydır. Buradan hareketle, kan şekeri endeksi düşük olan (30) bir meyve yediğimizde kan şekeri çok az yükselecektir.

Tersine, bir şekerleme (kan şekeri endeksi 75) ya da fırında pişmiş patates (kan şekeri endeksi 95) yediğimizde, kandaki şeker fazlalığı artacaktır. Normal oran 1gr/lt dir. Bu oranın üstüne çıkıldığında hemen düzenleyici bir mekanizma devreye girer. Bu mekanizma, insülin salgılayan ve çok önemli bir organ olan pankreasın kontrolü altındadır. Bu hormonun ana özelliği, ihtiyaç duyan organlara glukoz girişini sağlayarak, kan şekeri oranını düşürmesidir. İkinci işlevi ise vücutta yağ depolanmasını kolaylaştırmaktır.

Böylece pankreas, kan şekeri 1 gr/lt oranının üstüne çıkarsa, kan şekeri oranını normale döndürebilmek için insülin salgılar. Aynı şekilde, kan şekeri oranında anormal bir düşüş olduğunda, (Hipoglisemi) tekrar dengeyi kurabilmek için organizma glukoz oranını yükseltmeyi başarır.

Normal olarak, kan şekerini düşürmek amacıyla pankreasın ürettiği insülin miktarı, direkt olarak kan şekeri oranının yüksekliği ile orantılıdır. Örneğin, kan şekerini yükselten bir meyve yediğimizde, çok önemli bir oran söz konusu olmadığından pankreas kan şekerini düşürmek için çok az insülin salgılar. Ama tersi bir durum söz konusu olduğunda, örneğin kan şekerini çok fazla yükseltecek bir şekerleme yediğimizde, kan şekeri seviyesini tekrar normale getirmek için pankreas yüksek dozda insülin salgılamak durumunda kalır.

Hangi durum söz konusu olursa olsun, insülin tarafından kanda tutulan glukoz ya karaciğerde glikojen şeklinde depolanır ya da beyin, böbrekler veya alyuvarlar gibi ona ihtiyacı olan organlar tarafından kullanılır.

Eğer bu kişi için kilo alma ya da aşırı şişmanlık hastalığı eğilimi söz konusuysa nedeni, pankreasın çalışma bozukluğudur.Yani kan şekeri yüksekliğinin çok ileri olduğu durumlarda, pankreas, aşırı miktarda insülin salgılar. Bu da kişinin yüksek insülin sorunu olduğunu gösterir.

Vücutta anormal yağ depolanmasına yüksek insülin miktarının yol açtığı bilimsel olarak da kanıtlanmıştır.

Sosyal Medyada Paylas
WhatsApp   Facebook   Twitter   Tumblr
LinkedIn   Flipboard   Pinterest   Reddit