Kanser Önleyici Diyeti ve Yaşam Biçimi

Op. Dr. Ali Gürtuna - Çocuk Cerrahisi Uzmanı - Pediatric Surgeon

Diyetin ve beslenmenin kanserin gelişiminde oynadığı rolü değerlendirmek ve açıklığa kavuşturmak için birçok araştırma yapılıyor. Hiçbir dolaysız neden – sonuç ilişkisi kanıtlanmadıysa da, istatistikler kanserden koruyucu yiyeceklerin bazı kanser tiplerinin riskini arttırabildiğini ya da azaltabildiğini göstermektedir.

Amerikan Kanser Derneği ve Ulusal Kanser Enstitüsü, insanlarda bazı kanser türlerinin gelişme riskinin azaltılmasına yardımcı olmak için diyet kuralları hazırladı. Genel olarak sağlıklı bir kanser diyeti için genel tavsiyeler içermektedirler:

Normal bir vücut ağırlığını koruyun. Başta prostat, pankreas, göğüs, yumurtalık, kalın bağırsak, safra kesesi ve rahim kanseri gelmek üzere, insanlarda bazı kanserlerden ölme oranı şişmanlıkla bağlantılıdır.

Diyetinizde çok fazla doymuş ve doymamış yağdan kaçının. Bazı çalışmaların ortaya koyduğu kanıtlar, diyetteki yağ seviyeleri ile prostat kanseri, kalın bağırsak kanseri ve diğer kanserlerin oluşumu arasında bir ilişki olduğunu düşündürmektedir. şu anda, bu tür bağlantıların nedenleri açık değildir.

Son raporlar, diyetteki yağ tüketiminin göğüs kanseri sıklığıyla ilişkisiz olabileceğini düşündürmektedir. Yağ tüketimi için hiçbir kural belirlenmemiştir, ama genel olarak yağ tüketimi düştükçe kanser riskinin düştüğü görülmektedir. İhtiyatlı bir yağ tüketimi kuralı, toplam kalori tüketiminizin yüzde 30 udur. (Yağı diyetinizden tamamen çıkarmaya çalışmayın; bunun ne yararı vardır ne de olanağı.)

Lif açısından zengin gıdalar yiyin. Günde 25 ile 33 gram lif tüketimi önerilir. Diyet lifi, vücudu özellikle kalınbağırsak kanseri olmak üzere, bazı kanser biçimlerinden korur gibi görünmektedir. Belirli lif tiplerinin etkileme biçimi açık değildir. Bu nedenle, taze meyve, sebze ve az işlenmiş tahıl ürünleri gibi çeşitli diyet kaynaklarını her gün yiyin.

A vitamini ve C vitamini açısından zengin gıdaları her gün yiyin (Bazı örnekler, A vitamini kaynakları olarak havuç, ıspanak, tatlı patates, şeftali, kayısı, koyu yeşil ve koyu sarı taze sebzeler ve meyvalar; C vitamini için portakal, greyfurt, çilek, yeşil ve kırmızı biberler). A vitamini, ağız boşluğu, boğaz, gırtlak ve akciğer kanserleri dahil olmak üzere, bazı kanserlerin sıklığının azaltılmasına yardımcı olabilir. Ayrıca, hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, genel olarak C vitamini olarak bilinen askorbik asitin, nitratlar yendiğinde üretilen bazı kanserojen bileşiklerin oluşumunu önleyebildiğini göstermektedir. Ama, bu vitaminleri normal ihtiyacınızdan daha fazla miktarda tüketmeniz gerekmez.

Brokoli, lahana, Brüksel lahanası, kıvırcık lahana, karnabahar, yer lahanası, hardal yaprakları ve İsviçre pazısı gibi sebzeleri düzenli diyetinizin bir parçası haline getirin. Araştırmalar bu gıdaların kalınbağırsak, mide ve akciğer kanserlerinin gelişimine karşı koruma sağladıklarını göstermektedir.

Kanser diyeti & kanserden koruyucu yiyecekler

Tuzlanarak, tütsülenerek ve nitratla işlenmiş gıdalardan az miktarda yiyin. Bu gıda grubu sucuk, jambon ve diğerleri gibi tütsülenmiş ve konserve edilmiş etleri içerir. Yemek borusu ve mide kanseri sıklığı, bu gıdaları çok miktarda yiyenlerde daha yüksektir.

Izgara ya da tütsüleme gibi bazı pişirme yöntemleri kansere yol açabilen maddeler üretebilir bu nedenle bu yöntemleri az kullanmak gerekir.

Yemek pişirirken kullandığınız tuz miktarını, yarım kilo ette dörtte bir çay kaşığı tuz, pişirilmiş sebze ya da tahıl porsiyonu başına sekizde bir çay kaşığı tuzla sınırlayın. Jambon, soya sosu ya da turşu gibi aşırı tuzlu gıdaları al-mayın ya da seyrek olarak ve az miktarlarda yiyin.

Alkol kullanıyorsanız, az kullanın. Uzun süreler boyunca çok miktarda alkol içmek, karaciğer kanseri riskini arttırır. Alkol tüketimi sigarayla ya da tütün çiğnemeyle birleştiğinde, ağız, gırtlak, boğaz ve yemek borusu kanseri riskini arttırır. Günde iki ya da daha az bardak tavsiye edilir. Bu makuldür. Günlük diyetinizi çok az değiştirerek bu önerileri uygulayabilirsiniz. Ancak, bu önlemlerin kanserden koruma sağlayabileceği kesin değildir.

Mısır, buğday ve kabuklu pirinç gibi nişasta açısından zengin, işlemden geçmemiş tahıllar; patates gibi kökler; fasulye ve mercimek gibi baklagiller

Meyve ve sebze ağırlıklı olarak, günde en az 5 öğün yemek. Bir öğünde şunlardan olabilir: 1 büyük muz, orta boy bir elma, 3 erik, 2 mandalina, 2 kivi, yarım taze biber, iki sap brokoli, 3 çorba kaşığı dolusu rendelenmiş havuç.

Yenilen yiyeceklerin olabildiğince taze yenmesi gerekir. Küflü yiyecekler aflatoksin üretir. Bu da kanser riski taşıyan bir maddedir.

Doymuş yağ oranı düşük tutulmalı. Özellikle kırmızı et ve kümes hayvanı etlerinde doymuş yağ bulunmamalı.

Kırmızı et günde 80 gramı aşmamalı. Balık ve beyaz et zararsızdır, ancak burada da ortalama günlük erkek-kadın kalori miktarı olan 2000/2400 aşılmamalıdır.

Tuz miktarı azaltılmalıdır. Günde 6 gramı aşmamalıdır.

Çok az veya hiç alkol. Şarabın kalbe iyi geldiği doğrultusundaki bulgulara karşın, alkol meme kanseri riskini artırır. Maksimum günde 1 veya 2 birim (kadeh).

Et ve balığın yüksek sıcaklıklarda pişirilmemesi gerekir. Başka bir deyişle barbeküde pişirilmemelidir.

Vücut-kitle endeksini (Body-mass Index- BMI) 20 ile 25 arasında tutun,

Egzersiz yapın (Masa başı işi yapıyorsanız günde hızlı bir tempo ile bir saat yürüyün)

* Kanser: Gıdaların gücü:
Mide ve bağırsak gibi bazı kanser türleri işlenmiş gıdaların, beyaz un, rafine tahıl ürünleri ve şeker olarak masamıza gelmesiyle büyük artış gösterdi.

Alkolün meme kanseri vakalarının artışında çok önemli bir rol oynadığı görülüyor. Ve bu risk alkol tüketimi arttıkça büyüyor.

Menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda, obezite meme kanseri riskini yüzde 50 oranında artırıyor.

Mide ve yutak kanseri, tahıl, nişastalı besinler ve kök gıdaların yüksek miktarlarda, ancak proteinlerin düşük oranlarda tüketildiği ülkelerde sık görülmüyor. Mide kanseri, Japonya, Çin, Hawaii ve Portekiz gibi tuzlanmış gıda geleneğinin yaygın olduğu ülkelerde daha sık görülüyor.

Kuzey Avrupa ülkelerine göre daha fazla meyve ve sebze tüketilen güney Avrupa ülkelerinde ağız, boğaz, yutak, akciğer ve mide kanseri kuzeye göre daha az görülüyor. Antioksidanlar (pek çok meyve ve sebzede bulunur) serbest radikallerin üretimini azaltır. Böylece hücrelerdeki erken harabiyeti önlediği için bu hücrelerdeki kanserleşme riskini azaltır.

Bazı araştırmalara göre yüksek yağ içeren beslenme şekli kolon, rektum, meme, prostat ve akciğer kanseri riskini yükseltiyor.

Sosyal Medyada Paylas
WhatsApp   Facebook   Twitter   Tumblr
LinkedIn   Flipboard   Pinterest   Reddit