Sedef Hastalığının Tedavisi – Psöriasis
Op. Dr. Ali GÜRTUNA On 21 Eki, 2012 At 04:39 PM | Kategori: Dermatoloji & Cildiye

Sedef Hastalığı:
Sedef hastalığı, üstü gümüş rengi pullarla kaplı kırmızı lekelerle yansıyan, nedeni bilinmeyen deri hastalığı. Lekeler çoğunlukla kasıntısız olduğundan, hastayı yalnızca görünüş açısından rahatsız ederler; ilaçla geçirilebilseler de, bir süre sonra yeniden belirirler. Bazı hastalarda sedef hastalığı, bir eklem iltihabıyla birlikte görülmektedir.
Sedef Hastalığının Tedavisi - Psöriasis
Sedef hastalığının (psoriasis) başlangıç belirtileri;
Deride kızarma ve pullanmadır. Hastalık, ömür boyu bir­kaç cilt lekesiyle sınırlı kalabileceği gibi, tüm vücuda yayılıp sonu ölüme kadar varan eklem iltihaplarına da yol açabilir. Kalıtsal etkenlerin sedef has­talığında belirleyici bir rol oynadığı kabul edilmektedir. Ama kalıtım yo­luyla doğrudan hastalığın kendisinin değil, hastalığa karşı bir yatkınlığın geçtiği düşünülmektedir. Sedef hastalı­ğı olan kişilerin çocukları ya da akra­baları arasında hastalanma olasılığı, öteki kişilerden daha yüksektir. Hasta­lığın görülme sıklığı yüzde 2'dir. Se­def hastalığı olanların akrabalarının yüzde 6,4'ünde hastalık başlangıç ev-resindedir. Çocuklarla yaşlılarda ender olarak ortaya çıkar. Çoğunlukla 20-50 yaş arasındaki kişilerde başlar.

Sedef Hastalığının Nedenleri
Sedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta­lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla­cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.

Oysa sedef hastalıklı deride bu süre 4 günü bulmaz. Bu hızlı göç, boy­nuzsu katmanda hücre birikmesine yol açar. Sonuç, hastalığın tipik klinik bul­guları olan pullanma ve hiperkeratoz-dur (aşın keratin oluşumu). Gene hızlı hücre göçü sonucunda boynuzsu kat­man hücreleri çekirdeklerini yitirmezSedef hastalığının nedenlerine ilişkin birçok varsayım ve kuram vardır. Deri metabolizmasındaki değişimler hasta­lığın nedeni olmaktan çok sonucudur. Bu değişimler Özellikle nükleoprotein sentezi ve yıkımıyla ilgilidir. Sedef hastalığından etkilenmiş üstderinin (epidermis) tabanındaki hücrelerin boynuzsu katmana sağlıklı hücrelerden daha çabuk ulaşmasından da anlaşıla­cağı gibi, bu hücrelerin yenilenme hızı artmıştır. Üstderi tabanındaki normal hücreler 20-30 gün arasında yüzeye ulaşır.
Sedef Hastalığının Tedavisi - Psöriasis
Sedef Hastalığının Belirtileri
Sedef hastalığının klinik belirtilerinin birçoğu, hastalığın dokularda yol açtı­ğı değişikliklerin incelenmesiyle açıklanabilir. Sedef hastalığı başta saçlı deriyi seçer ve yüzde görülmez. Ayrı­ca diz, dirsekler ve kuyruksokumu de­risi sedef hastalığının sık görüldüğü bölgelerdir. Ama hastalığın tüm vücut­ta görülebileceğini de unutmamak ge­rekir. Lezyonlar çeşitli büyüklükte ola­bilir. Madeni para büyüklüğünde, avuç içi kadar ya da daha büyük lezyonlar görülebilir. Bu lezyonlann büyüyüp birleşmesiyle geniş alanları, hatta tüm deriyi etkileyen (eritrodermik ya da genelleşmiş) sedef hastalığı biçimi or­taya çıkabilir. Hastalık genellikle yuvarlak ve ku­ru küçük lezyonlarla başlar; gümüş renginde pullanma görülür. Daha son­ra lezyonlar yayılır ve deri üstünde bir harita görünümü alabilir. Hastalığın bir başka biçimi dışa açık cilt yüzeyleri yerine koltukaltı, kasık gibi içe dönük yüzeyleri etkileyen “ters dönmüş” se­def hastalığıdır.

Sedef Hastalığının Komplikasyonları
Sedef hastalığı seyrek olarak yerel komplikasyonlara yol açar. Yanlış ilaç kullanımı ya da hastamn ilaçlara aşırı duyarlı olması sonucu egzama biçi­minde komplikasyonlar ortaya çıkabi­lir. Sedef hastalığının deri kıvrımların­da görüldüğü durumlarda (meme altı kıvrımları, dış üreme organları kıvrım­ları vb) Candida albicans ile enfeksi­yonlara rastlanır. Candida albicans, insanlarda iç or­ganlarda (akciğer-bronş), deri ya da mukozalarda (pamukçuk ya da oral kandida enfeksiyonu, vulva-vajina kandida enfeksiyonu, deri kıvrımları­nın kandida enfeksiyonu, hastalığa yol açan bir mantardır. En ağır komplikasyonlar İkincil eritrodermi ve sedef hastalığı artropa-tisidir (eklem hastalığı). Tüm deriyi etkileyen eritrodermi, iltihabi türde sürekli kızarıklık ve ke­peklenmeyle ya da büyük parçalı so­yulmalar biçiminde pullanmayla sey­reder.

Nedeni bilinmeyen “birincil” eritrodermi; zehirlenme ve ilaçlara bağlı gelişen eritrodermi (vezikül ve ödemler ile birliktedir); enfeksiyonlara bağlı eritrodermi; kan kanseri eritro-dermisi ve sedef hastalığında olduğu gibi deri hastalıklarına bağlı “ikincil” eritrodermiler bilinmektedir. Eritrodermi ağır bir klinik tabloya yol açar. Yağ ve ter bezlerinin salgıları azalır, deri kurudur ve lezyon deriye iyice işlemiştir. Deri yoluyla aşın ısı kaybı olduğundan hastanın üşümesi ti­pik bir belirtidir. Lenf bezlerinde bü­yüme, tırnaklarda kolay kırılma, saç dökülmesi öteki tipik bulgulardır. Has­talık, bazen kendiliğinden ıyileşebilir-se de, tedavi edilmezse ölümle sonuç­lanabilir. Tedavide, bu konuda deneyimli bir deri hastalıkları uzmanının denetimin­de fotokemoterapi (PUVA) uygulan­malıdır. Haftada 3-4 uygulama ile 2-3 ay içinde sedef hastalığı lezyonlan kaybolur. Ama daha sonra mutlaka ay­da 1-2 kez destek tedavisi uygulanma­lıdır. PUVA tedavisinin olumsuz etkileri de (vardır. Mide bulantısına, deride ku­ruma ve kaşıntıya yol açabilir. Ayrıca ışınların ulaşamadığı saçlı deri ile deri kıvrımlarında (koltukaltı, kasıklar vb) etkili olmamaktadır.
Sedef Hastalığının Tedavisi - Psöriasis
Fotokemoterapinin kanser yapıcı etkisi olduğuna ilişkin kesin veri bu­lunmasa da, deri tümörlerine yol aça­bilme tehlikesi göz ardı edilmemeli­dir. Son 10-15 yılda retinoik asit adlı A vitamini türeviyle de başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Kapsül halmde ağızdan alınan bu madde, tek başına ya da foto-kemoterapiyle birlikte verilmektedir.

Ama dölüte zararlı olduğundan ilacı kullanan kadınlar tedavmin bitiminden en az 12 ay sonrasına değin doğum kontrolü uygulamalıdır. Son yıllarda D vitamini türevleriyle de başarılı çalış­malar yapılmıştır. Sedef hastalığının tedavisinde önem­li ilerlemeler sağlanmış olmakla birlik­te, özellikle genetik ve moleküler biyo­loji alanındaki araştırmaların sonuçla­rını beklemek gerekmektedir.

Sedef Hastalığının Tedavisi
Hastalığın nedeni bilinmediğinden ne­dene yönelik tedavi yoktur, Belirtilere yönelik tedavi, olguların çoğunda klinik iyileşme sağlar. Öncelikle salisilik asit ve rezorsin gibi keratin çözücü (kerato-litik) etkisi olan pomatlarla pullanmanın ortadan kaldırılması gerekir. Daha sonra cignolin ya da krisarobin içeren pomatlar kullanılır. Tüm sedef bastala-rınca bilindiği gibi güneş ışınları klinik belirtilerin kaybolmasını sağlar. Katran ya da katran türevleri içeren pomatlar ile güneş ışınlarının bir araya gelmesi iyileşmeye önemli katkıda bulunur. Bu­nun bir nedeni de katranın deriyi mor­ötesi ışınlara karşı daha duyarlı kılmasıdır. Kortikosteroitli pomatların kulla­nılması klasik bir tedavi yöntemidir. Son yıllarda sedef lezyonlan üzeri­ne uygulanan kortizonlu pomatlar başa­rılı sonuç vermiştir.

Enjeksiyon yoluyla deri içine uygulanan kortizon türevleri de iyileşme sağlamaktadır. Ama uygu­lanan bütün tedavi yöntemlerinin etkisi geçicidir ve soruna kesin çözüm getir­mezler. İyileşmenin ne kadar süreceği­ni önceden kestirmek de olanaksızdır. Uzun süreden beri tümör kemotera-pisinde kullanılan sitostatik (hücre geli­şimini durdurucu) ilaçlar son yıllarda sedef hastalığı tedavisinde de uygulan­maktadır. Bu ilaçlardan Özellikle folik asit karşıtları, hücre işlevlerini Önemli ölçüde etkilemeden hücre çoğalmasını durdurur.

Bu ilaçların sedef hastalığını nasıl etkilediği, gene hastalıktaki histo­lojik değişimlerle açıklanabilir. Bilindi­ği gibi üstderi, hücrelerdeki mitoz bö­lünmenin artmasıyla belirgin biçimde kalınlaşmaktadır. Bu nedenle üstderide­ki aşırı hücre çoğalmasını normal düze­ye indirecek bir ilaç kullanmak gerekir. Ama sitostatik ilaçlarla tedaviye, ancak sedef eritrodermisi gibi öteki tedavilere yanıt vermeyen ağır biçimlerde başvu­rulmalıdır. Son yıllarda A tipi morötesi ışın te­davisi ile 8-metoksipsöralen birlikte uygulanmaktadır. Kısaca PUVA teda­visi olarak adlandırılan bu yöntem, ol­guların büyük bölümünde son derece başarılı sonuçlar vermiştir. Ama pahalı aletler gerektirdiği için henüz tüm deri hastalıkları merkezlerinde uygulanama­maktadır.

Sedef Hastalığının Tedavisi - Psöriasis

Sedef Hastalığının Bilimsel Tanımı
Sedef hastalığı (tıp dilinde: psoriasis), bir tür multifaktöryel etiyolojili deri hastalığı. HLA-Cw6 doku uygunluk antijeni birçok türünde genetik yönü oluşturur. Bu nedenle bazı hastaların ailelerinde de hastalık görülebilmektedir. Bazı ilaçlar ve duygusal dalgalanmalar hastalığı ortaya çıkarabilir veya aktifleştirebilir.
Stres, sedef hastalığını artıran faktörlerin başında gelmektedir. Ayrıca boğaz ve vücutta meydana gelen enfeksiyonlar, özellikle çocuklardaki damla tipi sedefi tetikleyen nedenlerdendir.

Sedef Hastalığının Bulguları
En sık görülen formu plak tipi sedef olup deride, özellikle diz, dirsek,sırtta ve sakrum denen kuyruk sokumunda kızarıklık, pullanma ve deride dökülme ile karakterizedir. Fakat hastalık başka şekillerle de görülebilmektedir.

Sedef Hastalığının Çeşitleri
    Plak tipi sedef (psoriazis) : Hastalığın en sık görülen türüdür. Diz ve dirseklerde kızarık, pullanan ve kabuklanmalar yapar.
    Ters (inverse) sedef : Sıklıkla koltuk altı, kasıklar gibi derinin katlanma yerlerinde ortaya çıkar. Sıklıkla kesin tanı öncesinde diğer egzama türleriyle karışır.
    Eritrodermik sedef : Hastanın tüm vücudunda yaygın kızarıklık ve deri dökülmesi bulunmaktadır. Hastada sıvı ve elektrolit dengesizliğine neden olabildiğinden sıklıkla hastane şartlarında tedavi edilir.
    Damla (guttat) tipi sedef : Özellikle çocuklarda görülen sedefin bu türünde sedef yaraları damlalar şeklinde tüm vücutta görülür.

Sedef hastalığının şiddeti, görüldüğü bölgeler, ve görünüşü, çeşidine bağlı olarak değişiklik gösterir. Plak tipi psöriazis en yaygın formudur, her beş sedef hastasından dördünde bu tip görülür. Bunun dışında, guttate, püstüler, inversa psoriasis ise daha az yaygındır, eritrodermik psöriazis ise çok nadir görülür.
Sedef Hastalığının Tedavi çeşitleri
    İlaç tedavisi (Bazi hastalarda psoderm isimli ilac gecici olarak lezyonlari ortadan kaldirdigi gorulmustur.)
    Işık tedavisi (Fototerapi)
    Biyolojik ajanlar: Etanercept (Enbrel), İnfliximab (Remicade),Adalimumab (Humra); bu iki biyolojik ajana dirençli ise Efalizumab kullanılır.
    Hastaların tedavi süresince psikolojik destek almasının yararlı olduğu görülür.

Sedef Hastalığının Tedavisi - Psöriasis
Sedef Hastalığının Özeti
•    Sedef hastalığı nedir?
Psoriasis (sedef hastalığı) alevlenmeler ve iyileşmelerle seyreden kronik deri hastalığıdır. Kalıtsal etmenlerin de rolü olan bu hastalıkta döküntüler iyi sınırlı, kalın ve çok katlı kabuklu kırmızı renkte olup kollar ve bacakların kıvrım yerlerinde ve kafanın saçlı derisinde yerleşirler. Kaşıntı ve yanma gibi şikayetler sık olmamakla birlikte bazı hastalarda rahatsızlığa yol açabilirler.
 
•    Sedef hastalığı ne sıklıkta görülüyor?
Hastalık dünya nüfusunun ortalama %1-2’sinde görülür. Beyaz ırkta özellikle kuzey Avrupa ve İskandinavya ülkelerinde sık görülen sedef hastalığı her iki cinste eşit oranda bulunur. Ülkemizde psoriasisin sık olduğu düşünüülmektedir (%2-4).

•    Sedef hastalığının nedeni (nedenleri) nedir?
Psoriasis multifaktoriyel bir hastalıktır: bu hastalıkta kalıtsal ve çevresel faktorlerin birlikteliği söz konusudur. Hastaların %30-40’ında aile öyküsü vardır, ancak bazı çevresel etmenlerin bu kalıtsal zeminin ortaya çıkabilmesi için rol oynadıkları düşünülmektedir. Çevresel faktörlerin arasında fiziksel travmalar, psikolojik travmalar, boğaz enfeksiyonu, gebelik, menopoz ve ergenlik çağı gibi bazı endokrin dalgalanmalar ve bazı ilaçlar yer almaktadırlar.

•    Sedef hastaları nelerden sakınmalılar?
Hastalığın nedenlerini göz önüne alarak hastaların bu etmenlerden uzak kalmaları tavsiye edilir. Hastalar cilde zarar vermekten sakınmalılardır; kaşıntı dahil her türlü cilt travması döküntülerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Psikolojik sıkıntılar diğer sakınılacak faktördür. Özellikle psoriasisli çocuklarda boğaz enfeksiyonlarına dikkat edilmeli bu durumlarda doktora başvurulmalıdır. Başka nedenle kullanılan ilaçlar hakkında doktora bilgi verilmelidir; bazı ilaçlar hastalığın alevlenmesine yol açabilirler; bazı diğer ilaçlar ise psoriasis tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşime girebilir tedavi etkinliğini azaltır veya başka yan etkilere neden olabilirler.
 
•    Güneşin bu hastalıkta yararı mı, yoksa zararı mı vardır?
Güneşin hastalıkta faydalı olduğu bilinmektedir. Bu yüzden hastalara bol güneşlenme önerilir.
 
•    Bu hastalık bulaşıcı mı?
Sedef hastalığında mikrobik bir neden söz konusu olmayıp hastalık kesinlikle bulaşıcı değildir.
 Sedef Hastalığının - Psöriasis
•    Hastalığın belirtileri nelerdir?
Döküntüler genelde simetrik olup vücudun hemen her tarafını tutabilirler. Özellikle çocuklarda bazen boğaz enfeksiyonu sonrası ortaya çıkan döküntüler daha küçük boyutta ve daha yaygındır. Psoriasis saçlı deri, el ve ayak, tırnaklar ve genital bölgeyi klasik vücut tutulumu ile birlikte veya tek başına tutabilir.
            
•    Hastalık nelere yol açabilir?
Bazen hastalık klasik döküntüler halinden çıkıp tüm vücudu kaplayan kızarıklık ve kabuklanma (eritrodermi) veya yüzlerce iltihaplı döküntülere (püstüler psoriasis) dönüşür. Düzenli kontrol ve tedavi programlarına uymayan hastalarda eklemlerin tutulumu (psoriatik artrit) söz konusu olabilir.
Hastalığın tanısı uzman dermatolog tarafından yapılan muayene ve bazı durumlarda döküntülerden biyopsi alınarak patolojik inceleme ile konur.
 
•    Hastalığın yiyeceklerle ilişkisi var mı?
Diyet hastalığın alevlenmesi veya tedavisinde çok önemli rolü olmayıp döküntülerin iyileşmesinde sadece balık yağının etkisinden söz edilir.
 
•    Sedef hastalığının tedavisi ne sağlar?
Hastalığın nedeni çeşitli kalıtsal ve çevresel faktörlere bağlı olduğundan, tedavi sadece görülen döküntülerin yok olmasını sağlar; dolayısıyla bu hastalıkta tedaviden amaç hastaya döküntüsüz dönemlerin sağlanması, uzatılması, ve ilerlemesinin durdurulmasıdır. Bu hastalıkta kesin tedavi söz konusu değildir.
 
•    Hastalığın tedavisinde neler kullanılır?
Hastalığın tedavisinde duruma göre sürülen (topikal) veya ağız ve enjeksiyon yolu ile verilen (sistemik) ilaçlar ve ışık tedavisi kullanılır. Bu tedavilerle hastalık bir süre kontrol altına alınır ve duruma göre tedaviye ara verilir, devam edilir veya başka bir tedaviye geçiş yapılır.
Topikal tedavilerin arasında katran içeren şampuanlar ve nemlendiriciler, kortizonlu preparatlar, D vitamini türevi olan kalsipotriol, ve antralin denilen bir madde kullanılır. Hastalığın sistemik tedavisinde A vitamini türevi olan retinoidler, siklosporin etken maddeli ilaçlar ve metotreksat denilen ilaçlar kullanılabilir; ancak sistemik tedavilerin vücutta çeşitli yan etkilere yol açabildiklerinden dolayı son seçenek olarak tercih edilirler. Bir başka tedavi fototerapidir.
 
•    Fototerapi nedir?
Işık tedavisi (fototerapi) denilen yöntemde vücut ültraviyole aletleri denilen ve belli dalga boylarını üreten ışıklara (UVA veya UVB) maruz kalarak iyileşme izlenir. Bu tedavi yöntemi topikal tedavilerden daha etkili olup söz ettiğimiz sistemik tedavilerden daha sağlamdır.

- Çocuk Cerrahisi Uzmanı

comment closed