Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi)
Op. Dr. Yavuz Savaş Koca On 20 Ara, 2011 At 03:04 PM | Kategori: Genel Cerrahi


Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi); Kıl dönmesi Pilus (kıl) + Nidus (yuva)  kelimelerinin birleşmesiyle pilonidal sinüs ismini almıştır. Ülkemizde kıl dönmesi adıyla daha yagın olarak tanınmaktadır. Kıl dönmesi Mayo tarafından 1833 yılında kıl içeren bir sinüs ilk olarak tanımlanmıştır. Sakrokoksigeal bölgede görülen infektif bir hastalık anüsten ortalama 5 cm mesafede sinüs ağzı veya ağızları ile tanınırlar. Pilonidal sinüste kıllar karakteristiktir ve sinüs içerisinde gevşek olarak bulunurlar.  Primer ve sekonder kanallar mevcuttur.
Erkek cinsiyette kadına göre daha fazla görülürler. 15-60 yaş arası sıktır (ort. 30 yaş)

Konjenital Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi)
Nöral kanalın Cilt yüzeyi ile ilişkili kaudal kalıntıları› küçük kistler › rüptür › kör sonlanan sinüsler
Epitelyal kalıntılar › kistik değişiklikler › dermal inklüzyonlar
Kuyruk tomurcuğu involusyonu(körelme) sırasında oluşan dermoid traksiyonlar.

Akkiz Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi)
 Servikal ve dorsal vertebral gelişim anomalilerine pilonidal sinüsün eşlik etmemesi
 Adölesan dönemde ortaya çıkışı gelişimsel defektle uyumlu değildir. Meslek ilişkisi vardır. (şöför ve berberler hastalığı ).  Benzer lezyonlar diğer vücut bölümlerinde de görülebilir(göbek cukuru , parmak araları vs.).  Sinüs duvarlarında kıl folikülleri ve diğer deri eklerinin gösterilememesi.

Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi) Kliniği
 Asemptomatik kıl dönmesi › Ağrılı, drene olan lezyonlar sıklıkla sakrokoksigeal yerleşimlidir (kuyruk sokumunda ağrı).Kronik veya rekürren sinüs sıktır.
 Şişlik   %50
 Ağrı    %35
Fiziksel aktivite veya uzamış oturma sonrası kuyruk sokumunda ağrıı
Progresif rahatsızlık hissi
Spontan drenaj sıktır iç çamaşırda sarı veya kanlı renkle karışmış irin görülür.
Etken mikroorganizma:
Anaerob        : %77
Aerob            : %4
Polimikrobial: %17

Pilonidal sinüs Kıl dönmesi

Pilonidal sinüs (Kıl dönmesi) Tedavisi

DRENAJ VE KÜRETAJ
 Semptomlar hızla geriler.  İşgücü kaybı azdır.
 Tam iyileşme:  %60    
Rekürrens:  %25

FİSTÜLOTOMİ VE KÜRETAJ
Sinüs traktlarının açılması ve sekonder iyileşmeye bırakılması Stile yardımıyla yüzeyel insizyon ve tabanın küretajını içerir. Yara dudaklarında erken kapanma engellenir (seviye farkı oluşmaması için)
Günlük pansumanlar ve kılların traşlanması önemlidir.  Uzun süreli hospitalizasyon gerektirmekte
İyileşme süresi uzun (27 – 42 gün)  İşgücü kaybı yüksek
 Rekürrens %1-19 arasında

MARSUPİALİZASYON
Sinüs ve granülasyon dokusunun eksizyonu;  Küretaj, debridman, kılların alandan uzaklaştırılması.
Yara dudaklarının korunmuş fibröz dokuya tespitiİyileşme süresi 3-20 hafta (ort. 4 hafta)
Rekürrens %1-6

BASCOM OPERASYONU:
Median hatta çukurcuk ve kıl foliküllerinin eksizyonu + lateral insizyon yardımıyla drenaj
Lateral insizyon için iyileşme süresi 1-15 hafta (ort. 4 hafta)
Komplikasyon: Kanama %4  Abse oluşumu %6 Rekürrens oranı: % 10


EKSİZYON VE PRİMER KAPATMA
Pilonidal Sinüsün tamamının eksizyonu ve sütüre edilmesini içermekte İnsizyon derinliği nedeniyle sütür gerginliği ve kılların bölgede toplanması gibi sorunlar oluşmaktaİyileşme süresi 2-4 hafta
Yara iyileşmesinde %47’ye varan başarısızlık  (sütür gerginliği, ciltaltı kolleksiyon, enfeksiyon)
%38’e varan oranlarda rekürrens

ASİMETRİK KAPATMA (Karydakis)
Eliptik eksizyon ve Sütür hattının laterale taşınmasını içerir. Kılın batmasını engellemek asıl hedeftir. Ameliyat sonrası diğer flepli yöntemli yöntemlere göre daha estetik bir görünüm sağlaması ve nüks (tekrarlama) oranının daha düşük olması bu yöntemin gelişmiş kliniklerde daha çok tercih edilmesine neden olmuştur. Biz de (makalenin yazarı – Op. Dr. Yavuz Savaş KOCA) kliniğimizde kıl dönmesinin ameliyatlı cerrahi tedavisinde bu yöntemin modifikasyonunu tercih etmekteyiz. Rekürrens %0-1. Aşağıda bu yöntemin ameliyat sonrası görüntüsü yer almaktadır.

PRİMER DERİ GREFTİ
Uzun hastanede takip gerektirmekte İş gücü kaybı yüksek Maliyeti yüksek

Z-PLASTİ
Orta hattaki çukurluk düzleşir. Maserasyon ve sürtünme etkisi azdır.Flep köşelerinde nekroz, duyu kaybı, hematom, enfeksiyon görülebilen komplikasyonlardandır.
Rekürrens %1.6

V-Y FLEP
Unilateral veya bilateral uygulanır. Orta hatta çukur alanı düzleştirir, gerginlik olmadan yara kapanır. Seroma ve yara enfeksiyonu komplikasyon olarak izlenmiştir. Rekürrens gözlenmemiş ve rekürren pilonidal sinüs’lü hastalarda kullanımı önerilmektedir.

ELİPTİK ROTASYONEL FLEP
Pilonidal Sinüsün vertikal eliptik eksizyonu ve gluteal bölgeden kutanöz flep kaydırma tekniğini içermekte
Morbidite %5
Rekürrens %1

LİMBERG FLEP
Sinüsün eşkenar dörtgen şeklinde eksizyonu ve flep transpozisyonunu içermektedir.  Flebin vaskülarizasyonu korunmalıdır. Seroma ve yara ayrılması en sık komplikasyonlarıdır. Günümüzde genel olarak kliniklerde uygulana yöntemdir. Estetik açıdan fazla iz bırakması dezavantajıdır.
Rekürrens %0-4.8

G.MAKSIMUS MYOKUTANÖZ FLEP
Geniş ve büyük sinüs eksizyonlarında kullanılmakta. Gluteus maximus kası üzerinden elitik bircilt flebi orta hatta yanaştırılmakta. Koleksiyon ve enfeksiyon başlıca komplikasyonlardandır

W PLASTİ
Teknik pilonidal sinüs eksizyonu sonrası orta hattı kaydırma esasına dayanmakta. Limberg flebe göre kanlanması daha iyidir. Gerginliğe dikkat edilmesi gerekmekte
Tercih edilecek yöntem:
    – Düşük maliyetli
    – Kısa süreli hastanede yatış gerektiren
    – Düşük morbiditeli
    – Minimal yara bakımı gerektiren
    – Minimal rekürrens oranlı

Rekürrens nedenleri:
    – İntergluteal sulcus derinliğinin devam etmesi
    – Yarada gerginlik
    – Poş oluşumu
    – Seroma
    – Nekrotik doku varlığı
    – Yetersiz eksizyon



- 1980 yılında Denizli'nin Çal ilçesinde dünyaya geldi. 2010 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi'nde genel cerrahi uzmanlığını tamamladı. Halen Isparta Devlet Hastanesinde genel cerrahi uzmanı olarak çalışmaktadır.

comment closed