Çocuğum Yemek Yemiyor Diyorsanız yazımızı okuyun

Çocuğum Süt İçmek İstemiyor diyorsanız;
• Sütü bazıları soğuk, bazıları sıcak ya da ılık sever.
• Çocuğunuzun nasıl sevdiğini deneyerek bulun.
• Bardağına renkli kamışlar koyun onlarla içmeyi sevebilir.
• Sütlaç, muhallebi gibi tatlılar yapın.
• İçine meyve ezip koyabilirsiniz.
• Peynir ve yoğurt da süt yerine geçer.
• Yemeklerin üzerine yoğurt ya da peynir ekleyebilirsiniz.

Çocuğum yemek yemiyor diyorsanızÇocuğum Et Yemek İstemiyor diyorsanız;
• Köfte sert geliyor olabilir, dolmalara kıyma eklemeyi deneyin.
• Kırmızı et sevmiyorsa tavuk ya da balık da olabilir.
• Makarna seviyorsa üstüne kıymalı sos yapın.
• Kıymalı börek ya da poğaça sevebilir.
• Mercimek, nohut, kuru fasulyede de et gibi protein ve mineraller vardır. Seviyorsa bunlardan yemek yapın.
• Yumurta sarısının da besin değeri aynıdır, doğrudan ya da terbiye ve kek içinde yumurta verilebilir.
• Fındık, ceviz gibi kuru yemişlerde de etlerdekine benzer maddeler vardır.
• İki yaşından büyükse kuruyemiş olarak verin, küçükse fındıklı, cevizli kek yapın.
• Sütlü tatlılara dövülmüş ceviz koyun.

Çocuğum Sebze Yemek İstemiyor diyorsanız;
• Meyveler de sebze yerine geçer, istediği meyveleri ya da meyve sularını verin.
• Salatalık, havuç gibi sebzeleri çiğ olarak çubuk biçiminde hazırlayın, hoşuna gidebilir.
• Evde siz de sebze yemekleri yiyin zamanla görerek alışır.
• Sevdiği yemeklere (çorbalara, köfteye, soslara) rendelenmiş olarak sebze ekleyin farketmeden yer.

Çocuğum Hep Şekerli Şeyler Yemek İstiyor diyorsanız;
• Evde fazla şekerli besin bulundurmayın, kolayca bulup yiyemesin.
• Meyve bulundurun, canı tatlı isteyince meyve yesin.
• Çikolata ve şekeri ödül olarak kullanmayın.
• Kurabiye ve kekleri meyveli yapın daha az şeker kullanmış olursunuz.


Çocukların beslenmesinin bedeni, ruhi ve zihni yönden normal olmalarında, sağlıklı büyümeleri ve gelişmelerinde önemi büyüktür. Çocuğun sağlıklı olması, dengeli ve yeterli beslenme ile mümkündür. Süt çocukluğundan kurtulup, sofraya oturan çocuk kendi kendini beslemeye çalışır.

Yemeğe oturmak onun için zevklidir. Kendi yemek ve içmek ister. Ancak çok yorgun ve uykulu ise annesinin yedirmesini bekler. Bu yaşlarda çocuğun yemek yerken ilgisinin dağılmasını önlemek için yemek odasının sessiz olmasında fayda vardır.

Çocuk, çok defa biraz yedikten sonra yarıda bırakıp başka şeylerle oynamaya başlar. Bu durumda kendisi için gerekli miktar besini alamayacağından yardım edilmelidir.

Çocuğun ısrarla reddettiği yiyeceği yedirmeye zorlamak doğru değildir. Seçmekte serbest bırakılırsa daha iyi yemek yeme alışkanlığı kazanabilmektedir. Yemek yeme hususunda çocuk ile büyükler arasında çatışma çıkabilir. Çocuğun açlık hissine önem verilmelidir.

Başka Çocuklarla Kıyaslamak;
Çocuğun yiyebileceğinden fazla gıda yemesi için zorlanması çocuğun tepkisine yol açar. Anneler, kendi çocuklarını başkaları ile kıyaslayarak az yediğini söylerler. Her çocuğun metabolizma hızı, vücut yapısı aynı olmadığına göre, aynı miktar yiyecek alması da düşünülmemelidir. Ancak çocuğu zorlamak yerine, çeşidi değiştirmek, aynı sebzeyi değişik şekillerde sunmak doğru olur. Mesela süt içmeyen çocuğa muhallebi, sütlaç, yoğurt gibi süt türevleri verilmek için başka tedbirler uygulanabilir.

Sütün Önemi;
Süt, çocukların vazgeçilmez besinidir. Memeden kesildikten sonra çocuğa her gün 1-2 su bardağı süt içirilmelidir. Maalesef Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında en az süt tüketen ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde kişi başına yıllık süt tüketimi 25 litredir. Bu rakam Finlandiya’da 178, Danimarka’da 120 litredir. Anne, babaların da çocuklarla birlikte süt içerek onlara örnek olmaları gerekir.

Kahvaltı;
Kahvaltı, çocuk için önemli ve vazgeçilmez bir yemektir. Okulda kendisine gereken enerjiyi aldığı gibi, karnını abur cubur yiyeceklerle doldurmasını da önleyecektir.

Yemeğin Aile İle Birlikte Yenmesi;
Yemeklerin ailece neşe içinde yenmesi de çok önemlidir. Aile kavgalarının yemek sırasında yapılması, çocukların işledikleri suçların yemek saatinde anlatılması yemek yemeyi güçleştirir. Çocuk 4 yaşında aile fertleriyle yemeğe başlamalıdır. Bu suretle kendini kontrol imkanı bulacağı gibi yetişkinlerin yemek yeme davranışını taklit etme ve uyulması gereken görgü kaidelerini de öğrenir. Ayrıca ailenin bir ferdi olma duygusunu aşılar.

Çocuğun Yemesi İçin Ne Yapmalı;
Besini disiplin, ödül veya sevginin temel şekli olarak çocuğun davranışlarını kontrol etmede kullanmak doğru değildir. Anne-baba beslenmeyi hiçbir zaman bir pazarlık konusu haline getirmemelidir.

Sofraya oturduktan sonra yemeğin hep beraber belli bir süre içinde yeneceği rahat, açık bir dille anlatılmalıdır. Bu sürenin bitimine kadar artık hiç bir uyarı yapmadan durmalı, yememede direnirse su ve meyve suyu dışında bir şeyler vermeden ve kızmadan ikinci öğüne kadar beklenmelidir. Alınan kararlar kesin olmalı ve uygulanmalıdır.

Çocuk Yemiyorsa Ne Yapmalı;
Yemekte zorluk çıkaran çocuğa yemediği zaman ilgi gösterilmemelidir. Yemek, çocuğa ister ye, ister yeme tavrı içinde verilmeli ve anne, çocuğun ne yediğiyle hiçbir zaman ilgilenmemelidir. Tabağa en ufak bir endişeli ifade ile bakmamalı, yese de yemese de hiç kimsenin kendisiyle ilgilenmediği izlenimi bırakılmalıdır. Yemezse öğünler arasında bir şey verilmemelidir. Çocuk açlıktan hiç zarar görmez. Yemediği takdirde “Bir dahaki yemekte yiyeceği” kendisine söylenmelidir.


Çocuklara Sebzeyi Sevdirmek:
Besinlerin nereden geldiğini, nasıl büyüdüğünü öğrenmeleri, çocukların yedikleri sebze ve meyvelerin sayı ve aralığını genişletebilir. Çocuğunuza sebze ve meyvelerin nasıl büyüdüklerini anlatın. Eğer uygun bir yeriniz veya bahçeniz varsa, çocuğunuza beraber sebze ve meyve ekerek bunların gelişimini takip edin (belki saksıda da deneyebilirsiniz). Garip gelebilir fakat, bu çocuğunuzun o sebze veya meyveyi sevmesine yardımcı olacaktır.

Çocuklara alışveriş yapma ve yemek istedikleri tarifleri seçme konusunda izin verin. Çocuğunuza beraber seçtiği sebze ve meyvelerle değişik tarifler geliştirin. Besin hazırlanmasında katılımda bulunan çocuklar, farklı besinleri tatmaya eğilimli olmaktadırlar. Çocukların öğünlerini ve ara öğünlerini hazırlamalarına izin verin. Hem besinleri birlikte hazırlarken, çocuğa ellerini yıkama ve besin hijyeni gibi konularda da bilgi verebilirsiniz.

Besin sunumuna dikkat edin. Değişik renk, şekil ve yumuşaklıkta olan besinlerin çocuğa sunumu, onu değişik sebze ve meyveleri denemeye yönlendirecektir. Genç çocuklar. yeni bir besini sevmeden önce birkaç kez tatmaya ihtiyaç duyabilirler. İlk seferde çocuk besini reddederse, başka bir öğünde veya ara öğünde tekrar tadına bakması için onu cesaretlendirin.

Sebze ve Meyvenin Önemi:
Çocuklara önlerindeki sebzeleri yedirmek kolay değildir. Fakat araştırmalar ailelerin bunu denemelerinin ve bu yönde çabalamalarının hayati önem taşıdığını göstermektedir. Sebze ve meyve tüketiminin kuşkusuz sağlığa önemli katkısı vardır. Uzun, kaliteli, sağlıklı bir ömür için, erken yaşlarda sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıklarının kazandırılması çok önemlidir.

Sebze ve meyveler iyi birer karbonhidrat ve posa kaynağı olduğu gibi, aynı zamanda doğanın bize sunduğu çok çeşitli vitamin ve mineralleri barındıran bir hediye paketi gibidir. Bu bileşenler; sağlığımız, büyümemiz ve kanser, kalp, hipertansiyon, obezite ve diyabet gibi hastalıklara karşı korunmamız için çok önemlidirler.

Yapılan çalışmalar çocukların özellikle 2 – 7 yaşları arasında çok az meyve sebze tükettiklerini göstermektedir. Oysaki hem çocukların, hem de yetişkinlerin çok çeşitli sebze ve meyve tüketmeleri gerekmektedir. Çünkü her bir sebze ve meyvenin sağladığı besin öğeleri farklıdır ve bizi az önce de değindiğimiz hastalıklara karşı korumaktadırlar.

Geçmişten günümüze kadar uzanan değişmeyen bazı kurallar vardır, Örneğin belli besinlerin tüketimi ailelerimizden miras kalan bir beslenme kültürüdür, Özellikle Türk toplumu, en eski zamanlarından bu yana et ağırlıklı beslenmektedir. Belki de, et grubuna karşı hala daha fazla eğilim gösterilmesinin, masalarımızdan eksik edilmemeye çalışılan ve ağırlıklı tüketilen bir besin grubu olarak kalmasının sebebi de budur.

Fakat unutulmamalıdır ki; özelikle büyüme çağındaki yaş grubunda, tüm besin gruplarının bir arada tüketilmesi önemli ve gereklidir. Bunun için sebze ve meyve tüketme alışkanlığı küçük yaşlarda başlayacak eğitimle kazandırılmalıdır.

Çocukların, özellikle büyüme çağındaki çocukların, ailelerini izleyerek onların yaptığı davranışların aynısını yaptığını gösteren pek çok çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle, sebze ve meyve tüketimine, yapılan son bilimsel çalışmaların da ışığı altında, daha çok önem vermeli ve yeterli miktarda et grubunun da dahil olduğu bir sofrada ihtiyacımız olan sebze ve meyveye de yer açmalıyız.

Örneğin; ana yemeklerin yanında sebze veya salata servis edilmeli, sevdiği yemeklerin yanına farklı kombinasyonlarda sebze buketleri eklenmeli, belli sıklıklarla yeni sebzeler denenmelidir.


Çocuğun Yediklerini Neler Etkiler:
“Bu senin sağlığın için çok yararlı” demek, bir çocuk için çok fazla şey ifade etmeyecektir. çocuğun besin seçimlerinde diğer faktörler daha etkili olmaktadır. Çocuklar acil ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda seçimlerini yapmaktadırlar.

Tat:
Çocukların besin seçimlerinde en önemli etken tat duyusunun tatmin olmasıdır. Çocuklar bır besini tadı hoşlarına gittiği için seçerler. Çünkü, yedikleri besin onlara kendilerini iyi hissettirir.

Ailenin Etkisi:
Çocuklar için aileleri onların en iyi bilgi edinebilecekleri kaynaklardır ve sağlıklı alışkanlıklar kazanmalarını etkileyecek olan en önemli faktörlerdendir. Ailenin yeme alışkanlıkları, aktivite düzeyi ve besinlere, yemek yemeye karşı tutumları, çocuklar üzerinde büyük etki yaratacaktır.

Örneğin; eğer ailenin kahvaltı yapma alışkanlığı varsa, çocuk da bunu yapmak isteyecektir. Besin seçimlerinde de ailenin payı büyüktür. Aile masa da herhangi bir besini seçiyorsa, çocuk da bundan etkilenerek besin seçme yoluna gidecektir. Bu nedenle ebeveynler doğru rol model olmalıdırlar.

Okul:
Günün büyük çoğunluğunu kapsayan okul saatleri, çocukların hayatında büyük roloynadığı gibi. beslenmelerini de direkt etkiler. Okullarda beslenme eğitimi programlarının yer alması, çocuklara sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmasında önemli bir anahtar olabilir.

Bunun için çocuklara örnek olan öğretmenlerin beslenme konusunda bilgili olması, doğru örnek olması gerekir. Okul saatlerinde karşılanacak olan öğünlerin doğru besinlerden seçilmesi. Hijyenik olması, taze sebze ve meyvelerden oluşan ara öğünlerin eklenmesi en temel önerilerdendir.

Basın:
Medya çocukların en temel bilgi edinme kaynaklarındandır. Doğru-yanlış, pek çok bilgi bombardımanına tutulduğumuz günümüzde, iyi ile kötüyü ayırt edecek bir bilgi süzgecine ihtiyaç duyarız. Bunun için, muhakeme yetisi tam gelişmemiş çocuklar tehdit altında olabilir, yanlış alışkanlıklar edinebilir.

Reklamlar, televizyon şovları, filmler, kutlamalar, spor programları, vb. programların çocukların besin seçimleri üzerinde büyük etkisi olabilmektedir. Bu nedenle, çocukların yaş grubuna yönelik programları izlemeleri gerekmektedir. Ayrıca, medyanın eğitici kimliğini de koruması gerekir. Yine çocuklara besleyiciliği olmayan besinlerin reklamının yapılması da önlenmeye çalışılmalıdır.

Arkadaş Çevresi:
Yaşıtların, özellikle de ilk 10 yaşındaki çocukların birbirine etkileri çok fazladır. Bu yaş grubu birbirlerine kendilerini kabul ettirip sevdirmek isterken, aynı zamanda birbirlerini taklit etmektedirler. Özellikle yedikleri besinler konusunda sanki bir yarış varmış gibi, hepsi aynı şeyleri tüketmek isterler. Bu anlamda, ailelerin çocuklarını takip etmeleri, gelişen davranışları zamanında tespit edip doğru yönde değiştirmeleri çok önemlidir.